Down Sendromlu gençler film çekti

Aşk ve sevgi temalı filmin çekiminde kullanılan aletleri down sendromlu gençler kullandı.

Down Sendromlu gençler film çekti

Aşk ve sevgi temalı filmin çekiminde kullanılan aletleri down sendromlu gençler kullandı.

Oğuzhan Hacıoğlu
Oğuzhan Hacıoğlu
03 Aralık 2016 Cumartesi 13:54
Down Sendromlu gençler film çekti

Yaşar Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Öğretim Görevlisi Kerem Kabanın "film terapi" projesi, engellere yenilmeyen 10 down sendromlu gencin katılımıyla aşkı, neşeyi anlatan 7 dakikalık bir görsel öyküye dönüştü.

Bilişsel-davranışsal yaklaşımlar için destekleyici bir araç olarak kullanılan film terapi projesine katılan down sendromlu Bilgesu Türkmen, Serdal Rodoplu, Can Ural, Bora Kırlıoğlu, Ece Güngör, Deniz Ayçe Karagöz, Özgür Kıvrık, Gözde Çetin, Gülçin Kayhan, Erman Yıldız, bir süre senaryo yazımı, kısa film yapımı ve ekipman kullanımı eğitimi aldı. Down semdromlular, eğitimin sonunda "aşk" ve "sevgi" konusunda bir senaryo ile duygularını anlatmak istedi. Dünyaya sevgiyi, aşkı, iyiliği hatırlatmak isteyen ve kendi yaşamlarından yola çıkan gençler, öykülerine "Güneşli Günlerde Aşkı Düşünmek" adını verdi.

Filmi yöneten ve tüm içtenlikleriyle oyunculuklarını sergileyen gençler, ilk sahneyi güneşli bir günde Bornovadaki bir parkın bankında çekti. Kamera önünde duygularını ifade eden gençler, rüyalarındaki aşkı hissettiren ve tiyatro sahnesinde çekilen ikinci bölümde ise en güzel kıyafetleri ve neşeli danslarıyla sevgi mesajlarını paylaştı.

AŞKLARINI ANLATTILAR

Down sendromlu oyuncu 31 yaşındaki Bora Kırlıoğlu, filmdeki rol arkadaşı 25 yaşındaki Deniz Ayçe Karagöze engelliler için düzenlenen bir etkinlikte aşık olduğunu, hazırladığı senaryoda da bu aşkı anlatmak istediklerini söyledi.

Ayçe ile arkadaşlıklarının bir yıl önce başladığını anlatan Kırlıoğlu, "Onu dünya kadar seviyorum. Şu anda tiyatro eğitimi alıyorum. Ünlü olmak ve para kazanmak istiyorum. Biz bu filmde kendimizi anlatıyoruz. Sadece biz değil bütün arkadaşlarımız aşık, çok seviyor. Bütün insanlar aşık olsun çünkü aşk olursa savaş olmaz. İnsanlar barışı ve özgürlüğü severler." dedi.

Ayçe Karagöz de gerçek sevgiyi insanlara anlatmaya çalıştıklarını dile getirdi.

Arkadaşlarıyla bir aşk filminde rol aldığını anlatan Karagöz, "Gerçekten sevmek, sevdiğinin gözlerinde kaybolmak çok güzel bir duygu. Aşk karşılıksız sevmek demek. Her yerde savaş var. Sevgi, barış olsa nasıl olurdu, biz iyiliği, hoşgörüyü, sevmeyi, sevilmeyi anlatmak istedik." diye konuştu.

İzmir Down Sendromu Derneği Başkanı Gülnaz Rodoplu da film çekimi sırasında çocuklarının yaşayamadıkları duygularını öğrendiklerini söyledi. Filmi izleyen ailelerin çok duygulandığını dile getiren Rodoplu, "Filmin mesajı, onlara da toplumun içinde yer açmaktır. İnşallah Cumhurbaşkanımıza da bu filmi izletmek, çocuklarımızın neler yapabildiğini göstermek istiyoruz." diye konuştu. Kaban ise filmin, "drama müzikal" olduğuna işaret etti. Oyuncuların, verilen görevi en iyi şekilde yerine getirdiğini anlatan Kaban, şöyle konuştu: "Onlar, duygu yoğunluğu yaşıyorlar ve bunu kendi kelimeleriyle anlattılar. Proje 5 hafta sürdü. Dezavantajlı gruplarla yapılan çalışmalarda önemli olan süreç ama bence güzel bir film oldu. Bu filmde içtenlik, samimiyet var. Hiç kaprisleri de yok, verilen görevleri en iyi şekilde yerine getiriyorlar."

Son Güncelleme: 03.12.2016 13:54
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.