Reha Muhtar'ı affedelim mi?

1990’lı yılların çok ünlü, pek tuhaf televizyon habercisi Reha Muhtar, köşe yazılarıyla gazeteciliğe devam ediyor. Show Haber’deki performansıyla hem eleştirilen, hem övülen Muhtar, bugünkü yazısında “gazeteci”nin nasıl olmaması gerektiğine değindi; kendi geçmişinden hareketle önerilerde bulundu!

Reha Muhtar'ı affedelim mi?

1990’lı yılların çok ünlü, pek tuhaf televizyon habercisi Reha Muhtar, köşe yazılarıyla gazeteciliğe devam ediyor. Show Haber’deki performansıyla hem eleştirilen, hem övülen Muhtar, bugünkü yazısında “gazeteci”nin nasıl olmaması gerektiğine değindi; kendi geçmişinden hareketle önerilerde bulundu!

Hakan Temiztürk
Hakan Temiztürk
18 Ekim 2016 Salı 13:04
Reha Muhtar'ı affedelim mi?

Reha Muhtar, hani o bildiğimiz, tanıdığımız, kızdığımız, haberin suyunu çıkardığı için çokça eleştirdiğimiz Reha Muhtar, “Affetsin beni gazetecilik..” diye bir yazı yazmış, günah çıkarmış! Aslında yazı bir “günah çıkarma” yazısı değil; Beşiktaş sevgisini her şeyin önüne koyduğunu ifade/ima etmiş. Ancak satır aralarına nedamet duygusunu yerleştirdiğini de sezmek mümkün…

1990’lı yıllara damgasını vurmuştu Reha Muhtar; daha da ötesi benim defalarca dile getirdiğim daha kötü bir sonuca yöneltmişti haberciliği: Rehamuhtarlaşmak!

“Acı var mı acı?!”, “Tüneli kaçmak için mi kazdınız?!” türü abuk sabuk sorularla basın tarihine özel bir sayfa açmıştı Muhtar; o sayfaya benzeri bir sürü saçmalıklar yerleştirdi daha sonra. Show haber bülteni onun zamanında skandal, kaza, cinayet, kan, ateş… görüntüleriyle toplumu adeta hipnotize etti ve temel sorunların, dertlerin, sıkıntıların konuşulmasını öteledi. Neyse ki yine aynı kanalda ve diğerlerinde özel yayıncılığın farklı uygulamaları/programları vardı ve onlar açığı kapatmaya yarıyordu.

İşin ilginç tarafı –ve Reha Muhtar’ı konuşmamızı gerekli kılan yönü- toplum da Reha Muhtar’ı ve Show Haber’i izliyordu; kanal onun ve ekibinin (Bekir Hazar da vardı o ekipte; hani şimdilerde A Haber’de kankası Ergün Diler ile dünyayı kurtarma iddiasındaymış gibi görünen fularlı adam var ya!) işbaşında olduğu yıllarda reyting sıkıntısı çekmedi hiç! Dahası da var: Diğer kanallar da Rehamuhtarlaştılar; haberlerini daha iyileştirip Show Haber’i yokluğa mahkum etmek yerine onu taklide yöneldiler!

Üstelik bu meseleye kafa yoran akademisyen, araştırmacı ve deneyimli televizyoncuların eleştirilerine rağmen!

İşte o Reha Muhtar, hep “Keşke Atina’da bildirmeye devam etseydi!” denilen (1980’li yıllarda TRT’nin Atina muhabiriydi çünkü) Reha Muhtar, televizyonculuğu bırakıp gazeteciliğe (aslında köşe yazıcılığına!) başladı. Bugün de gazetecilik etiği, haberci davranışı, haber kaynaklarıyla ilişkiler, spor dünyasındaki garip olaylarla ilgili bir yazı yazdı ve gazetecilikten af diledi.

Gazetecilik tarihi açısından oldukça defolu bir geçmişi bulunan Muhtar’ın yazısından şu satırları okumak lazım yine de; eğlencelik kabilinden de olsa:

“Gazeteci’yi, çevresindeki bütün meslektaşlarından ayıran birçok önemli bir özellik vardı...

***

Gazeteci; hayatı boyunca “gazetecilik mesleğinin dışında, resmi çalıştığı kurumlar haricinde” hiçbir kurumla, dernekle, örgütle, resmi kuruluşla, gayr-i resmi grupla, “Gazeteciler Cemiyeti” de dahil hiçbir mesleki organizasyonla bağlantıya girmemişti...

***

O; hiçbir yere üye olmazdı...

Hiçbir topluluğun, derneğin, örgütün, kuruluşun bir parçası haline gelmezdi...

Aidiyetsiz yaşardı...

Gazeteciydi o...

Tarafsız, objektif kalabilmek, olaylara bir adım yukarıdan bakabilmek için bir yerin aidiyetini taşımayı kabullenmezdi...

Yalnız takılırdı o...

Onun adına “Gazetecilik” diyordu...”

Son Güncelleme: 18.10.2016 13:04
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.